4. Ulusal Taşkın Sempozyumu Üniversitemizde Gerçekleşti

Kategori : Genel, Sempozyum - Etiketler : - Tarih : 25 Kasım 2016

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 4. Ulusal Taşkın Sempozyumu, “Su Keder Değil Hayattır” sloganıyla 23-25 Kasım 2016 tarihleri arasında Üniversitemiz ev sahipliğinde Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

Üç gün süren sempozyum programına başta Başbakan Yardımcısı Veysi KAYNAK ile Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EROĞLU, Rize Milletvekilleri Osman Aşkın Bak ve Hasan KARAL olmak üzere çok sayıda protokol üyesi ve davetli katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başlayan sempozyumun açılışına, Rize Valisi Erdoğan BEKTAŞ, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU, Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat KASAP, Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Rıza DİNİZ, DSİ Genel Müdürü Murat ACU, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza TAŞDELEN, Üniversitemiz akademik personeli ve davetliler katıldı.

Sempozyumda, DSİ Genel Müdürü Murat ACU, AFAD Başkan Yardımcısı Hamza TAŞDELEN, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Rıza DİNİZ, Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN, Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat KASAP ve Rize Valisi Erdoğan BEKTAŞ açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.

Açılışta ilk konuşmayı yapan DSİ Genel Müdürü Murat ACU, taşkın ve heyelanın Karadeniz Bölgesi’nin kaderi olmaktan çıkması için kurumlar olarak birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Konuşmalarında, taşkına maruz kalan illerin başında gelen Rize’de sempozyumun yapılmasının önemli olduğunu dile getiren AFAD Başkan Yardımcısı Hamza TAŞDELEN, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ali Rıza DİNİZ, Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat KASAP ve Rize Valisi Erdoğan BEKTAŞ, yeryüzünde en sık görülen ve iklim değişikliğinin etkisiyle birlikte en tahrip edici doğal afetlerden biri olan taşkınların temel faktörünün yağış olmasıyla birlikte, bu afetlerin yalnızca meteorolojik oluşumlara bağlı olmadığını, hatalı mekânsal uygulamalar, çarpık kentleşme ve özellikle dere yataklarına bilinçsiz müdahale edilmesinin sonucu olduğunu ifade ettiler.

Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN ise yaptığı konuşmada, Karadeniz Bölgesi’nin, özellikle de yağmurun çaya dönüştüğü şehir olan Rize’nin sahip olduğu iklim ve coğrafi özellikler nedeniyle 4. Taşkın Sempozyumu’nun Rize’de yapılıyor olmasının önemli olduğunu belirterek sel ve taşkın konusunu ele alan böyle geniş katılımlı bir sempozyuma Üniversitemizin ev sahipliği yapmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Evrensel bir kural olan “Doğa kendinden alınanları bir gün mutlaka geri alır” ilkesini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerektiğini söyleyen Rektörümüz, “Bölgemizde meydana gelen sel, heyelan ve taşkınlarda yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetmektedir. Bundan dolayı, başta dere yataklarının açılarak suyun doğal akış güzergâhına kavuşturulması gerekir. Deprem risk haritası gibi taşkın riski haritaları da çıkarılırsa bu doğa olayının söz konusu olumsuz sonuçlarını önleyebiliriz.” dedi.

Sempozyumun kapanış programında ilk olarak konuşan Rize Milletvekilleri Osman Aşkın BAK ve Hasan KARAL, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli problemi olan sel ve taşkınların Rize’de konuşuluyor olmasının anlamlı olduğunu belirterek, kendilerinin de en çok mesai harcadıkları konulardan birinin taşkın ve sel sonrası işin takibi, yaşanan hasarın giderilmesi için kaynak temini olduğunu dile getirdiler.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel EROĞLU, son zamanlarda iklim değişikliğiyle birlikte bir yılda yağması gereken yağış miktarının yirmi dört saatte yağdığına şahit olduğumuza dikkat çekerek, “Derelerdeki taşkınlara baktığımızda aşırı ve anlık yağışlar etkili, bunun için yapabileceğimiz bir şey yok ama meteoroloji bölgesel havzaları dikkate alarak erken uyarı sistemleri geliştirebilir. Yağan yağmur hemen akışa geçip yukarı havzada tutunamazsa aşağı havzada sel haline gelir. Biz de bu nedenle sadece dere esasında değil havza esasında çalışmalar yapılması kararı aldık ve yukarı havzada ağaçlandırma, teraslama tedbir çalışmalarına başladık.” dedi.

Kapanış programının son konuşmasını gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Veysi KAYNAK, sel ve heyelan olduktan sonra meydana gelen maddi hasarın bir şekilde karşılandığını ancak giden canı geri getirmenin mümkün olmadığını belirterek, “Hasar meydana gelmeden gereken tedbirleri alalım. Tabiatla bilek güreşi yapılmaz ama bu tabiat Allah’ın bize lütfettiği, istifade etmemiz gereken bir alan. Hocalarımız, bilim adamlarımız ve mühendislerimizden yararlanırsak bu afetleri tamamen engelleyemesek de büyük oranda engelleme şansına sahip oluruz.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından sel, taşkın ve heyelanlarla ilgili fotoğraflar ve materyal tanıtımlarının yer aldığı sergi gezilerek kapanış programı sona erdi.

Üç gün süren sempozyumda, 9 oturum halinde 50 tebliğ sunularak, “Taşkın ve Rüsubat Kontrolü Çalışmaları ile İlgili Mevzuat”, “Şehir Taşkınları”, “Taşkın Modellemesi”, “Heyelan ve Taşkın Etkileşimi”, “Yapısal Tedbirler, Uygunsuz Müdahaleler, Yenilikçi Yaklaşımlar”, “Taşkınlarda Bütüncül Havza Yaklaşımı”, “İklim Değişikliği ve Taşkınlar”, “Taşkın Tahmini ve Erken Uyarı Sistemleri” ile “Taşkın, Risk ve Afet Yönetimi” konuları ele alındı.

Sempozyum boyunca taşkınla ilgili uzman ve yetkili kişiler, araştırmacılar, akademisyenler, mali ve mülki idare yönetici ve temsilcileri, özel kuruluş temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelerek taşkın konusunda toplumsal bilinç hassasiyeti gelişmesi konusunda katkıda bulundular.